E-Ticaret

Ali Babanın Sahibi

SSS

Çığ KAYMAZ,
Editör

03 Ocak 2020 12:52:18
0Yorum
175Okunma

Ali Babanın Sahibi bilişim sektörüne ilgi duyan ve bir miktar e-ticaret bilen herhangi birinin çok rahat tanıdığı bir isim olan Jack Ma’dır. Bu girişimci Ali Babanın Sahibi insan özellikle Çin’in yarı kapalı ekonomiye geçiş aşamasında iyi bir fırsat görüp muhteşem bir fikirle bunu taçlandırmıştır.

Ali Babanın Sahibi Serveti magazinsel olarak en dikkat çeken yönü olarak görülse de aslında köklü geleneksel Çin ticaret tarihinin bir e-ticaret de vücut bulmuş bir devamıdır. Çin 1900’lü yılların başına kadar limanları ve İpekyolu ticareti ile dünya ticaretine yön veren bir ülkeydi. 1. Dünya savaşının ve özellikle 2. Dünya savaşının en önemli nedenleri olan ticaret yollarının hakimiyetinde yayılmacı Japon istilası ve ekonomik çöküntü nedeni ile Çin İmparatorluğu çökmüştür. Bu durum her köklü kültürde olduğu gibi hızlı bir kendine gelme süreci yaşamak adına aralarında entelektüeller ve subayların bulunduğu bir kesim tarafından Kominizim in içe kapalı ekonomi anlayışı ile çözülmeye çalışılmış ancak bu süreç 1990’larda patlak vermiştir. Sonrasında devlet rejimi Komünist ancak ekonomi yarı kapalı bir ekonomiye evirilmiştir. Bu süreci dikkatle izleyen Ali Babanın Sahibi Jack Ma internet ağının iletişim gücünün etkilerini öngörerek 1999 da kurduğu 20 kişilik bir ekiple alibaba.com u kurup üretim gücü devasa olan Çin pazarını tekrar Dünya ekonomisine entegre etmiştir.

Ali Babanın Sahibi İsmi Nasıl Seçti

Ali Babanın Sahibi İsmi Nasıl Seçti konusunda geçmişte çok enteresan yorumlar yapılırken bu konuya Ali Babanın Sahibi e-ticaret dehası Jack Ma kısaca netlik getirdi. İsim herkesçe bilinen ve arama motoru algoritmalarında arama yapılırken öne çıkacağını öngördüğü A harfi ile başlaması kaynaklı olduğunu kendisi ifade etti.

Ali Baba ve Kırk Haramiler

Ali Baba ve Kırk Haramiler hikayesi evrensel olarak herkesçe bilinir ancak buna ayrı bir anlam yüklemesi yapmak istemesem de açıl susam açıl dedikten sonra kırk haramilerin inanılmaz servetine ulaşmak duygusunun hepimizin bilinç altında yer aldığını kabul etmemek mümkün değildir.

Ali Babanın Sahibi olduğu haksız yoldan kazanılmış inanılmaz servetini korumak adına iki kardeşin birbirine kıskançlıktan neler yapabileceğini de gösteren bir doğu kültürü hikayesidir ki bunu e-ticaret devi alibaba.com ile yan yana koyduğunuzda çok değişik çağrışımlar yapabilir.

Ali Babanın Sahibi Jack Ma

Ali Babanın Sahibi Jack Ma başlarda ne kadar kabul etmese de aslında Çin devlet desteğinden faydalanmış ya da izin verilmiş bir şekilde başarıya ulaşmıştır. Sonradan ortaya çıkan bilgilere göre siyasetten uzak bir profil çizmeye çalışan Ali Babanın Sahibi Jack Ma aslında Komünist parti üyesi bir girişimcidir. Bu noktada aslında dikkate çekmek istediğim konu devletlerin ticaret politikalarıdır ki maalesef ülkemizde bu sadece benim zümrem kazansın mantığı ile hak eden iş adamlarına destek verilmemesi kaynaklı bu çeşit sıçramalar ülkemizde gerçekleşmemektedir.

E-Ticaret in Geleceği Üzerine

E-Ticaret in Geleceği Üzerine düşünelim, geçmiş geleceğin yol haritasıdır.

E-Ticaret adına her ne kadar güzel bir örnek olsa da alibaba.com Çin devletinin yönettiği baskıcı politikalar kaynaklı son dönem oldukça Türkler adına rahatsız edici olmuştur. Çinin en büyük özerk bölgelerinden olan Sincan Uygur bölgesinde ki asimilasyona yönelik yoğun baskıları kaynaklı sözde eğitim alanları diye adlandırılan toplama kamplarında soydaşlarımıza yoğun baskılar ve işkenceler yapılmakta. Tarafsız gözle yaklaşan BBC ajansının bir belgeselinde gözler önüne serilen bu kamplarda ki uygulanan zulüm yaşayan tanıkların kendi sözleri ile de ortaya konmaktadır.

Çin hükümetinin bu konuda ki dayanağı olan ise Anglosakson siyasi zekasının Müslüman dünyayı şekillendirmek amaçlı Yeşil Kuşak projesi kaynaklı radikal İslamcıların yükselmesinin önüne geçmektir. Kendince haklı nedenleri olan bu durumun önüne geçmenin yolu toplama kampları değildir. Bu durumun geçmişte önüne geçilmesini sağlayan Türkiye son yirmi yılda Yeşil Kuşak projesinden zarar görse de bunun önüne temel dini eğitimi devletin vermesi yolu ile aşmıştır. Eğer herhangi bir konuda radikalleşme yaşanıyor ise bunun sebebi bilgi eksikliğidir. Bunun en büyük örneği Suriye ve Avrupa’da yaşanan terör saldırılarındaki insan profillerinin geçmişlerinde dinen bir eğitim almamış ve temel etik değerlerden uzak yetişmiş zaten potansiyel suçlu profilinde insanlar olmalarıdır.

Çin devleti eğer bu baskıcı şiddet politikalarından vazgeçmez ve Türkiye’nin geçmişte çok iyi uyguladığı devlet din ilişkisini örnek almaz ise gelecek yıllarda daha fazla radikalleşmiş saldırılarla zarar görmesi söz konusu olabilir.

Çığ Kaymaz

Gelecek e-ticaret Gelecek

E-Ticaret Paketlerini İncele

Yorumlar

DİĞER İÇERİKLER